Türkiye Acil Tıp Derneğinin Acil Servis Genelgesi ile ilgili görüşüdür.

Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD) bir uzmanlık derneği olarak, topluma sunulan acil sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması, kritik hastalara uygun tıbbi bakım verilmesi, acil servislerde çalışan hekimlerin özlük haklarının iyileştirmesi için çalışmaktadır.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizdeki tüm poliklinik başvurularının %39’u acil servislere yapılmaktadır. Gelişmiş ülkeler içerisinde yıllık hasta başvuru sayısının, ülke nüfusunu aştığı tek ülke konumundayız. Birçok acil serviste hekimler başta olmak üzere tüm sağlık çalışanları büyük bir özveri ile çalışmasına rağmen, kapasitenin çok üzerinde olan hasta başvurularına kaliteli ve güvenilir bir acil sağlık hizmeti sunmak olanaklı değildir.

Sağlık Bakanlığımız tarafından acil servislere hasta başvurusunun azaltılması ve acil servislerin işleyişi konusunda Ocak 2018 tarihinde yayınlanan genelge ile ilgili olarak Türkiye Acil Tıp Derneği’nin görüşleri aşağıdadır:

Genelge içerisinde yer alan (a) Acil servisten klinik branşlara hasta yatırma, (b) Acil servislerde yatış bekleyen hastalara yatış önceliği verilmesi, (c) Yatışı gereken hastalar için acil servis hekimlerine hasta yatış yetkisinin verilmesi, (d) Hastanın yatacağı serviste yer olmaması durumunda hastanın başka servislere yatırılması, (e) Konsültasyon hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi konusundaki maddeler acil servislerin işleyişini iyileştirecektir. Benzeri tedbirlerden 2009 yılında yayınlanan “Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ”de de söz edilmektedir. Bununla beraber tebliğin ilgili maddelerinin üniversite hastaneleri başta olmak üzere, bazı kamu hastanelerinde uygulanamadığı bilinmektedir. Bakanlığımızın hem tebliğin, hem de yeni yayınlanan genelgenin uygulanıp uygulanmadığını yerinde denetlemesi gerekmektedir.   

Bununla beraber genelgede yer alan “Acil servise başvuran hastalara sağlık personeli ile etkin triaj yapılarak, sarı alan muayenesi gerekmeyen hastalardan öncelikle acil servis yeşil alanında muayene olması gerekenlere “Yeşil Alan 1” kodu verilerek, acil serviste genel tabip muayene polikliniklerinde bakılmasının sağlanması” maddesinin sakıncaları göz önüne alınmalıdır. Acil servislerin içinde, acil olmayan hastaların, diğer branş hekimlerince muayene edilmesi, acil servise daha fazla başvurusuna yol açma potansiyeli taşımaktadır. Günümüzde sayısı 3000’lere yaklaşmış acil tıp uzmanı ve acil tıpta uzmanlık öğrencileri ile birçok hastanede etkili ve güvenilir bir acil sağlık hizmeti sunumu verebilecek hekim sayısı mevcuttur. Başka branş uzmanlarının acil servis içerisinde bahsi geçen hastalara bakım hizmeti vermeleri işleyiş süreçlerinde karmaşaya yol açması dışında, daha önce başka ülkelerde yapılan benzeri uygulamalardan da görülebileceği gibi, acil servis başvuru sayısının artmasına yol açacaktır. Diğer uzmanlık alanlarına ait hekimlerimizin konsültasyon süreçlerinin hızlandırılması ve genelgede yer alan diğer tedbirler ile hastaneye yatırılması gereken hastaların ivedilikle yatırılması zaten acil servislerin önemli bir problemini çözmüş olacaktır.

Yine ilgili genelgede geçen “öncelikle çocuk sağlığı ve hastalıkları, iç hastalıkları, kulak burun boğaz hastalıkları ve ortopedi ve travmatoloji branşları ile birlikte, hastanelerin acil servislerinde yeşil alan hasta oranı ek poliklinik açmayı gerektiren diğer branşlar için de, acil servis alanı dışında ve yakın yerleşiminde olmak koşuluyla, “Yeşil Alan 2” kodu ile Mesai Kaydırma veya Vardiya Branş Polikliniği uygulaması yapılması” maddesinin de olası sakıncaları göz önüne alınmalıdır. Hastaların mesai dışı saatlerde sıra beklemeden rahatlıkla muayene olabilecekleri algısı, sadece bu polikliniklere değil, aynı zamanda acil servislere de artan hasta başvurusuna neden olabilir. Bu polikliniklere başvuran, ancak muayene olamayan hastaların öncelikle acil servislere yönlenebileceği de göz önüne alınmalıdır. Ek olarak poliklinik değerlendirilmeleri sonucunda laboratuvar, görüntüleme ya da basit tıbbi müdahale gereken hastalar, günlük pratikte yine acil servislere yönlendirilmekte ve acil servis kalabalığını daha da arttırmaktadır.

Acil servislere, kritik olmayan hastaların başvurularını azaltmak için, birinci basamak sağlık hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi, poliklinikler için uzun randevu sürelerinin önüne geçilmesi öncelikli girişimler olmalıdır. Basit şikâyetleri olan bireylerin, mesai saatlerinde 1. Basamak sağlık kuruluşlarına başvurması, orada çözülemeyecek hastaların yataklı tedavi kurumları polikliniklerine yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, bireylerin sağlık ile ilgili şikâyetleri için yıllık izinlerinden bağımsız olmak kaydı ile 3-5 gün ek izin haklarının olması da, çalışan kesimin sağlık ile ilgili şikâyetleri için mesai dışı saatlerde acil servislere başvurmak yerine, poliklinik düzeyinde sağlık hizmeti almasını sağlayabilecektir. Bunun dışında kamu spotu ve resmi kurumların yapacağı basın açıklamaları ile halkımızda oluşan, ”tüm sağlık sorunlarının acil serviste çözüleceği algısının” kırılması yönünde çaba gösterilmelidir. Bakanlığımızın 112 hattının kullanımı / sigara bırakma konusunda başarı ile uygulanan kamu spotlarına ek olarak acil servislerin uygun kullanımı ile ilgili uzun erimli, farkındalık arttırıcı girişimlere ihtiyaç olduğu kanısındayız. 

Bakanlığımızın, yayınlanan genelge kapsamındaki acil servis hizmetlerinde ortaya çıkacak olumlu ve olumsuz değişimleri izlemesi, sonraki karar alma süreçlerinin açısından fayda sağlayacaktır. 

Türkiye Acil Tıp Derneği, acil sağlık sistemindeki sorunların çözümü için bakanlığımız ile çalışmaya devam edecektir.  

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.